Nilgün Nart Makaleleri

Aşağa gitmek

Nilgün Nart Makaleleri

Mesaj  Admin Bir Çarş. Ara. 03, 2008 6:44 am

AMAÇ İNSAN I

Kelebek Etkisi

Kaos ve karanlık; binlerce yılın getirdiği ağır sorunlarla birlikte dünya gezegenini ve sakinlerini kuşatmakta.


Sistemler karışmış, idealler insanların yüreğinden çoktan çekip gitmiş, faziletin ve vicdanın ne olduğu ise hiç hatırlanmıyor.


Dünyanın sıcak bölgelerinde yaşanan ve yaşanması muhtemel olan çatışmaların- savaşların ve nükleer tehdidin gölgesinde ve ayrıca tek başına medeniyeti dünya üzerinden silip süpürme gücünde olan küresel ısınmanın etkisi ile meydana gelen, gezegensel doğal olaylar aktivitesinin artışı ve büyüklüğü; insanları korkutan, çaresiz hissettiren nitelik almıştır. Medyanın, basın yayın kuruluşlarını da felaket haberlerinden ve gelişmelerin doğal olarak insanlığı ilgilendiren yönünü raiting amaçlı abartarak kullanımları neticesinde kişiler güvensiz, yarından umutsuz, karamsar ve depresif durumdadırlar. İnsanlar TV başında gerçeklikten uzak ve insani değerleri her gün eriten TV programlarıyla basın ve yayın ile de uyutularak fiziksel zihinsel ve duygusal olarak atalet içine sokulmaktadır.

İnsan Toplumu olarak bu karanlığın gölgesinde her geçen gün; hoşgörülü, uzlaşmacı, uzak görüşlü, sağduyulu ve metanetli olma ve birlikte hareket etme yeteneklerimizi ve anlayışımızı kaybetmekteyiz.


Merkezi hareketi Amerika’da başlayan ve dalga dalga tüm dünyaya yayılan ekonomik krizle birlikte arkasından tetiklenecek olan insanlardaki ve birlikte toplumlardaki psikolojik ve ruhsal çöküntüler aslında hepimizin bildiği gibi şimdiye kadar yaşamış olan bütün ikilik ve nefs tabanlı sistemlerin ( açgözlülüğün) çöküşü ile alakalıdır.


İnsanlar artık beni sokmayan yılan binyıl yaşasın diyemez.

Çünkü yılan herkesi sokmuştur. Ve zehrin etkisi toplumsal bilincimizde hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Bunu YAŞAMLARIMIZDA fark etmek -AN- MESELESİDİR.


Sorunlarımızın orasına burasına bakmayı ve kaderimize hayıflanmayı bırakmalı ve KENDİ çözümümüzün bir parçası olmalıyız.


Dünyaya ve İnsanlığa dolayısıyla bizim Geleceğimize ve Gezegenimize olan kayıtsız “bakışın” ve umursamaz yaklaşımların bir çözüm olmadığını basitçe görmeliyiz. Yaklaşan günlerde her koyun kendi bacağından asılmayacak. İnsanlık medeniyetini tehdit eden tüm unsurların karanlığında Tek gezegende yaşamasından ve Tek zeki tür olmasından dolayı (tüm olanlarda payımız ne olursa olsun) HEPİMİZE tek bir hesap kesilecek.


Ya tek tek YOK OLACAĞIZ yada BİRLİKTE İNSANCA VAR OLACAĞIZ.


Şimdi Burada, ülkemizde ve diğer ülkelerde, sırça köşklerinde, yönetimde koltuklarında oturanlar, söz söyleme gücünde ve hükümet etmek erkine sahip olanlar; savaş, nükleer tehdit, küresel ısınma gerçeğiyle ve dünyaya ne olduğuyla ilgilenmezlerse, eğer canları ilgilenmek istemezse veya ne bileyim; siz de bilirsiniz çok büyük işleri vardır -firmalarını karlı hale getirmek, yeni pazarlara açmak, parti işleriyle ilgilenmek, zaferlere koşmak, savaşçılık oynamak, uluslararası teşkilatlarda birkaç söz söylemek ve dostlar alış verişte görsün türünden birkaç anlaşmaya imza atmak ve koltuğu kimseye kaptırmamak gibi tatlı tatlı “çok lüzumlu şeylerle” uğraşmaya devam etmek isterlerse- biraz acele etmeleri gerekiyor.


Çünkü; Dünyamız her geçen gün ISINMAYA (?) devam etmekte.


Bölgesel savaşlar ve nükleer oyuncaklar ile gezegen riske edildiğinde ve zaten kapıda bekleyen küresel felaketler yaşanmaya başlandığı zaman, insanoğlunun bunu durduracak ne teknolojisi, ne zamanı, ne de gidecek başka bir yeri olacaktır.

Bu nedenle bir insan olarak; kısaca hayatımızın her alanında ve tüm uğraşılarımızda; tek gezegende yaşamamızdan ve tek geleceğimizden dolayı insanlığın hayrına olana hizmet edebilmeliyiz.

Çözüm sadece kendimizi düşünmek değil, kendimizle birlikte diğerlerini de düşünmek ve buna göre hareket etmektir.

Güce sahip olduğunuz alanlarda, erkin elinizde olduğu makamlarda, konumunuzun ve gücünüzün farkında olarak, toplumda bir şeyleri herkesin hayrına olacak yönde değişmesine hizmet etme yolunda çalışmak ve diğer insan kardeşlerinizi; acıda, sefillikte, insan onuruna yakışmayan durumlarda, aşağıda tutan ve tutsak eden, sistemin bütün yapılarını adanmış bir şekilde bütünün hayrına (sizin, diğerlerinin ve gezegenin) değiştirmeye çabalamak; bunun için hizmet etmek; bu dünyaya İNSAN olarak doğmamızın ve İNSAN olmamızın bir borcudur. Ve bizlerin şimdi dünyaya ve insanlığa hizmet etme ve borcumuzu ödeme vaktimiz gelmiştir.

Zamanı ŞİMDİdir.

İnsanlar sistemlere hizmet etmez.

Sistemler insanların varoluşuna ve daha mutlu bir yaşam sürmesine hizmet etmelidir.

AMAÇ İNSANDIR.

SİSTEMLERDEKİ, EFENDİ İNSANDIR.


İnsanın efendi olmadığı amaç olmadığı sistemlerde; insanlar basitçe insan değil, sistemin gönüllü kölesidir.

Sanır ki kendisine hizmet ediliyor.

Sefilliğin acının yokluğun yoksulluğun zulmün kısaca açgözlülüğün olduğu yerde; amaç insan değildir. Başka bir şeydir.

Ve Evrensel Yasalar gereği hiçbir sistem İnsanı ve yaşamı yok etmeye bırakılmaz. Yok edenin bizatihi kendisi insan olsa bile.

Neden Sonuç yasaları; şimdi küresel ısınmayla ortaya çıkan gezegensel durumda olduğu gibi devreye girer ve sistemleri tekrar -AMAÇ İNSAN- konumuna gelmesine hizmet eder. Birlikte bu amaca hizmet edenleri de faziletleri ve erdemlerinden dolayı seçimlerine ve seçimlerinin sonuçlarından harekete geçen; neden sonuç yasasına göre evrimleştirir.

Bu nedenle gerçek anlamda İnsanlığa Hizmetin vakti şimdidir. Çünkü İnsanlık geleceğimiz ve Dünyamız tehdit altındadır.


İnsan varlığınızı; gücünüzü, mesleğinizin bilgilerini- imkanlarını , konumunuzu-iliş kilerinizi, tavrınızı, umudunuzu, emeğiniz ve nihayetinde VİCDANINIZI; önce kendinizin, diğer insanların ve nihayetinde insanlığın; fiziksel, maddesel, zihinsel, duygusal tutsaklığından kurtulması ve bu yolla dünyadaki sefilliğin, aczin yokluğun, yoksulluğun, zulmün, adaletsizliğin ve cehaletin ve sonsuza kadar bitmesine hizmet etmek için seferber ediniz.


Kelebek etkisi yaratabilirsiniz.


Bunun için tek yapmanız gereken şey gerçekten Gezegene olmakta olanı görmek ve gücünüzün yettiği, aklınızın erdiği kadarıyla harekete geçerek; derde deva olacağınız yerlerde derman olmaktır.



Çünkü; gidecek başka DÜNYAMIZ yok.



Yazan Nilgün Nart

Küresel Isınma Bilinç Değişim Hareketi adına

10.10.2008 İstanbul / Türkiye


En son Admin tarafından Perş. Mart 26, 2009 4:23 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5195
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

DAHA GEC OLMADAN

Mesaj  Admin Bir Perş. Mart 26, 2009 4:20 am

http://video. google.com/ videoplay? docid=-121207554 5357100122




Gezegenimizde oyun icinde oyunlar oynanmakta.

Oyunun tasarimci-hokkabazl ari birbirinden ustun, birbirinden marifetli. Tum dunyada petrole, nete, televizyona, hazir yiyecege, ilaca, kisaca; kulturunun ve geliskinliginin elverdigi oranda cesitli fiziksel, zihinsel ve duygusal objeler, kaliplara ve durumlara alistirilmis insan kitleleri sakin caresiz ve korkmus bir sekilde kuresel isinma, savas, itis kakis haberleri arasinda savrulup durmaktadir.

Insanlar kime ve neye inanacagini bilmiyor. Her kafadan ayri bir ses, her yerden ayri bir isyan yukseliyor.
Herkes ve her sey kendi icinde, kendi hesaplasmasini yasiyor. Ve ancak herkes kendisine hesap verebiliyor.
Ve herkes ancak kendisini anlayabiliyor.
Hic kimsenin birbirini duymadigi, etrafinda donen kaosundan kimsenin kimseyi gozunun gormedigi anlardayiz.
Sonucta biz insanlar zeki bir turun uyesiyiz. Etrafimizda donen dolaplar icinde neler olup bittigini anlayabilecek ve bu kargasanin icinden acikliga ve feraha yol alabilecek inisiyatife sahip varliklariz. Yeter ki gorelim, anlayalim ve Yol’a cikalim.
Gezegende en buyuk hesap-kitap isleri; kuresel isinma etiketi adi altinda isleyen carklarda kargasalar ve beklentiler olarak yasanmakta.

Hukumetler, bilim insanlari, IPCC, medya, cevre orgutleri; kisaca gezegende yasayan insanlar; kuresel isinma olup olmadiginin ve eger oluyorsa da sonrasinda ne olacagi ve dolayisiyla ne tur onlemler alinacagi ve uygulanacagi konusunda bir karara varamamis durumdadir. Yada tum bu kurumlarin bir karari var ve bizlerin, insanlar olarak bunlardan haberimiz yok.
Kuresel isinma ve felaket haberleri gundemlerimizi karabulutlar gibi kaplarken, Amerika’dan dogan ekonomik kriz haberleri ve etkileri dalga dalga dunyayi sarmaya ve –uyandirmak icin- aci bir sekilde sarsmaya devam ediyor.
Sonucta Insanlik; Havva’nin ve Adem’in binlerce yillik macerasindan ve Elma Dusunden uyanmak uzeredir. Cunku Elma-Dunya tahimi elden yitip gitmek uzeredir. Kuresel isinma insan kaynakli veya degil, insanlik nufusunun son 100 sene icinde hizli bir sekilde artmasindan, koruklenen tuketim cilginligindan ve daha burada sayfalarca yazabilecegimiz nedenlerden dolayi; gezegenimizin; ekolojik dengesine, uzerinde yasayan canlilarina, denizlerine ve bitki ortusune asiri derecede zarar verilmis ve gezegen tuketilmistir. Ustune ustluk; insanin bizzat kendisinin de gezegenin ekolojik sistemine bagimli olmasina, gezegen uzerindeki canlilardan beslenmesine ragmen gezgene tum bu saydiklarimizi yapabilmistir.

Insanoglunun huyudur; ben yapmadim demesini adet edinmistir. Fakat gezegende olan tahribata sesimi cikarmadigimiz her seferinde, yok olan turleri geri getiremediginiz her kayipta, gezegende insanin vahseti yuzunden olen her canlida, kullandigimiz ve tabiata zarar veren her urunden ve bunlarin uretim modellerinden v.s…..v.s…sorumluyuz. (tuketim aliskanliginizi degistirmediginiz surece) .
Aslinda sorumlulugumuz basitce kendimiziz. Cunku olan her birimizin yasamlarina ve uzerinde yasadigimiz gezegenimize olmakta.
Durum bu ise henuz ……�daha gec olmada� gezegeni ve yasamlarimizi dengeleyebilmek icin; dunyamiz ile ilgili daha net bir ANLAYISA kavusmak durumundayiz.
Ancak ve ancak net bir anlayis ve neler oldugunu kavrayis bizleri; icinde bulundugumuz ataletten ve kaoslardan guvenle cikaracaktir.
Isleyis olarak insanin zihni; neler oldugunu anladiginda cozumler uzerine odaklanabilir. Anlamak ayni zamanda olanlarin kabulunu ve teslimiyetini getirir. Cekisme ve kaos biter. Cunku olan olmustur. Sorumlularda gezegende olduguna ve ayni akibete ucasagi bes yukari zaman diliminde ugrayacagina gore, gezegenimiz, yasamlarimiz gelecegimiz ve cocuklarimiz icin elimizden bir sey geliyorsa yapma NIYETINDE oluruz. Cozumlere odaklanip, cozumleri ortaya cikarabilir, uygulamaya koyabilir, uygulanmasi konusunda sivil topum orgutleri ve yola cikan diger insanlarla birlikte calisabiliriz.

Sonucta; kuresel isinma insan kaynakli veya degil; gezegenin ve insanligin tukenisinde, kuresel isinmayi birileri kendi cikarlarina alet ediyor veya insanligi bir yerlere surukluyor gibi gizli kapakli oyunlari seyrederken ve faillerini bulmaya calisirken; ayni zamanda “daha gec olmadan� gezegen ve yasamlarimiz icin de harekete gececek anlayisa ulasabiliriz.

Beklide oyun icindeki oyun; Dogru yone bakmamizi engellemek icin oynanan sasirtmaca oyunudur. Biz yine de biraz ilkel olup gezegenimizin ve insanligin verdigi alarm sinyallerine guvenmeyi ogrenmeliyiz ve olani sinyallerden anlamaliyiz.
Sonucta; kuresel isinmayi en iyi aciklayan; fosil yakit kaynakli teori nedenlerini de icinde barindiran ve isinmanin nedeni olarak uzaydan gelen gama isinimlarini ve gunes patlamalarini ve neticesinde dunya cekirdeginin hareketliligini ileri surerek inceleyen arastiran bir tezini ispata calisan SEKAR John/Velikovsky- TEORISIdir. Kuresel isinmadaki her seyin teorisi gibi butun nedenleri icin alan ve anlamlandirarak, insanlara butunsel bir bakis acisi sunan bir teoridir. (Bu teoriye gore tehlike yeryuzunde insanoglunun gezegene yaptigi tahribatla birlikte uzayda ki gama isinimindan gelmektedir. Incelemenizi tavsiye ederiz)

Insanlar son yilarda televizyondan akan cehalet yayinlari ile o kadar etkisiz hale getirildi ki halen bir tepsi icinde ver okuzun boynuzlarinda yasiyor oldugumuzun sanrisina kapilabiliriz. Cesitli sisirilmis absurt haberler gundemimizden dusmezken ve hayat bir kutunun icinde bize yasatilirken, uzayda; isIk hiziyla bilinmedik bir yone hareket halinde olan bir gezegende oldugumuzu unutabiliriz. Sonucta gezegenimiz Samanyolu Galaksisi’nde, Gunes Yildiz Sistemindeki 3.gezegendir.

Ne acidir ki; butunsel ve yuksek bakis acisini unuttugumuzda; gezegenimiz ve yasamimiz da biz fark etmeden yani basimizdan akip gececektir.

Dunya Gezegeni; barindigimiz, karnimizi doyurdugumuz, guzel gunlerimizi yasadigimiz, muhtesem guzelliklerini seyre daldigimiz, ailemizle cocuklarimizla guzel gunlerimizi paylastigimiz, bizi besleyen ve bize YASAM sunan bir Yuvadir.
Dunya bizim Yuvamizidr..
Ve Butun insanlar ayrimsiz bizim Ailemizdir. Cunku ayni gezegende yasiyoruz.
Dunya uzerindeki butun canli turleri de varolusumuzu paylastigimiz, varlik turleridir.

Gidecek baska gezegenimiz yok.
Gezegeninize, yasaminiza ve geleceginize sahip cikiniz.


Yazan Nilgun Nart
25.03.2009 / Istanbul /Turkiye

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5195
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz