ATATÜRK'E RESMİ AYIP

Aşağa gitmek

ATATÜRK'E RESMİ AYIP

Mesaj  Admin Bir Salı Ara. 22, 2009 5:36 am

BEDRİ BAYKAM
Paris'te Skandal:

Sinirden içim içimi yiyor! Bu makaleyi okumadan önce tansiyonunuzu kontrol edin! Bu skandalı medyamız neden bugüne kadar ortaya çıkaramadı, onu bilemem ...
Üç yıldır hazırlanan "Fransa'da Türkiye Yılı"nın en görkemli sergisini, geçen hafta Parıs'te Grand Palais'de gezdim. "Bizans'tan Istanbul'a" başlığı taşıyan bu sergi büyük emeklerle gerçekleştirilmiş bir çıkış ... Ama bugün konumuz bölük pörçük bazı etkinlikler dışında Türk çağdaş sanatının hiçbir ciddi toplu biçimde bu koca takvimde gösterilmeyişi değiL. Ne yazık ki çok daha yüz kızartıcı ve vahim bir durum var: İstanbul'un üzerine oturduğu
toprakları, evrenin izlerinin kayda başladığı ilk dönemlerden bugünlere taşıyan bu kuşbakışı tarihi gezi, ne yazık ki bünyesinde günümüz siyasi gerilimlerinin her türlü ilkelliğini taşıyor. Sergiyi gezenler, önce beklediklerı gibi onbinlerce yıla yayılan bir süreç üzerinden insanlık tarihine yön vermiş, üst üste üç imparatorluga ev sahipliği
yapmış, kader belirleyici roller üstlenmiş büyük bir dünya kenti ve çevresinden gelen bınlerce izi değerlendirme fırsatı buluyor. Kimdi bu heykellere, mücevherlere hayat verenler ya da bu batık gemilerde ölüp giden tayfalar? Bunlar ve diğer benzer felsefi konuları düşünerek sergiyi dolaşanlar, ardından şehri Fatih 1453'te aldıktan sonra da
yaşanan her şeyi görme şansının ardından, sıra kapanışta Cumhuriyet Dönemi Tarihine geliyor.
Bakın sergide ve katalogda, bu dönemin İstanbulu hakkında, hem de imzasız olarak (diğer tüm metinler imzalı!) neler yazılması uygun (!) görülmüş:
" ... Fakat Istanbul'un Avrupa koruması altında bir serbest bölge olarak yaşamını sürdürmesine karşı, bu oyunu bozan tepki 'Asya Minör'den gelmiş. Milliyetçi direniş Anadolu'yu kontrol edip, ardından İstanbul'u geri almayı başarmış. şehir kurtulmuş evet ama artık Mustafa Kemal Paşa ve milliyetçi güçlerL tarafından kurulan yeni rejimin kurallartna boyun eğmek durumunda kalmış, başkent Ankara'ya taşınmış ve İstanbul fiili olarak siyasi ve ekonomik bakımdan marjinalize edilmiş. Şehir bunun zararlarını ciddi olarak görmüş. Hızla boşalmış, özellikle gayrimüslimler onu terketmiş.

1950'lere kadar İstanbul ancak devletin yeni önceliklerinin dışında yaşayarak bitkisel hayatta
("vegete" kullanılıyor) varlığını sürdürebilmiş ve hatta arada geçmişe sempatiyle bakması uzerine şüpheler oluşmuş. Ama savaş sonrasının ekonomik patlamasıyla kent yeniden güçlenerek kendine gelmiş". Ah, bu ****** yok mu! Anlayacağınız güzelim kenti neredeyse rehin alıp hayalet şehir yapmış, apoletlerini sökmüş de , Allahdan 50 lerde (Menderes sağ olsun), yeni dönem hükumeti ona iade-i itibar getirmiş!


Sevgili ******! Devletinin yetiştirdiği hangi "aydın" acaba, Batı'ya sunduğumuz bu dev pakette seni ve dönemini bu zavallı ıfadelerle ezmeye kalkışmış? Normalde hepsi "değerli" onca imza var bu projede! Nazan Ölçer, Edhem Eldem, Reyhan Alp, Yavuz Parlar, IKSV... Yoo! Hiçbiri yapmış olamaz değil mi bu nankör kabalıkları? .
Herhalde cahil bir Fransız yazdı da, herkesin birden gözünden kaçıverdi!

Anadolu direnmiş,"şehir kurtulmuş" (l), ama kim neyi nasıl kurtarmış, orası sır!

Bu saygı özürlü satırlar dışında koskoca sergide tek bir ****** görüntüsü var: O da çıkışta dia sunumda yüzlerce görüntü arasına sıkışmış, bulanık ve kim olduğu belli olmayan bir ****** portresı! Ne efsanevi "Geldikleri gibi giderler" vecizesi, ne Cumhuriyetin dünya tarihinin gördüğü en büyük kültürel devrimlerinden birini 15 yıla sığdırarak
gerçekleştirmesi, ne getirilen kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği, ne çağdaş yaşam tarzlarını, laik rejim ve eğitimin getirileri, ne demokrasinin tüm altyapısı; hiçbir şey yok Cumhurıyet Dönemi hakkında. Olsa olsa seçilmiş kareler arasında özellikle "çoğalan" türbanlılar...
Yoksa Paris'te, aynen Cumhurbaşkanlığı forsuna saldırıda olduğu gibi bir "Hayrünnisa Hanım ayarı" mı yapılmış? Sergiyi gezen Gül'ün, kendisini mutlu bir şekilde eski partisinin arka bahçesınde hissetmesini sağlamışlar!

Helal olsun!

İşte yalaka bürokratlık diye buna derim.

İşte birinci sınıf oportünizm ve yağcılık budur!


Bundan sonra görev parlamentoda ...

Umarım bu rezaletin tüm boyutları ele alınır. Bana bir açıklama yapacak yiğit bir "sorumlu" çıkarsa,

onu da bu sütunda kullanırım...

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5195
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz