Polisi Askeri Silahla Donatma Yasasının Çağrıştırdığı

Aşağa gitmek

Polisi Askeri Silahla Donatma Yasasının Çağrıştırdığı

Mesaj  Admin Bir Salı Ara. 29, 2009 5:58 am

obursali@cumhuriyet.com.tr
BİLİM ve SİYASETI
ORHAN BURSALI
Polisi Askeri Silahla Donatma Yasasının çağrıştırdığı · 1

Hükümetin, askeri silahlar kategorisine giren satınalmaların ordunun tekelinden çıkarılarak İçişleri Bakanlığı ve dolayısıyla Emniyet Genel iMüdürlüğü'nün, yani polisin (de) yetki alanına sokulmasını öngören yasal girişimi, önemlidir. Bu girişimin "Orduya karşı polis"in "askeri" .örgütlenmesiyle sıkı bir ilişkisi var. Ayrıca Almanya
tarihiyle de sıkı bır ılışkı kurmak mümkün ...

Önce habere bakalım: Hükümetin hazırladığı ve Meclis'e sevk ettiği yeni Silah Kanunu, askeri silahların dış satınalımı yetkisinin, TSK dışında, İçışlerı Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na da verilmesini öngörüyor. Bu
bakanlıklar polis ve MİT için istedikleri ağır askeri silahları satın alabilecek.

Askeri silahların alım satımı ise Savunma Bakanlığı aracılığıyla TSK'nin tekelinde. TSK bütün bunların dökümünü tutuyor.
Kana D'den ıbrahim Gündüz'ün haberine göre TSK bu tasarıya karşı Çıktı ve "Bu yasa çıkarsa askeri silah ve malzemelerin ithali kontrolsüz kalır' bilgi notunu gönderdi komisyona.
TSK bu tasarının sivil amaçlar için hazırlandığı halde, askeri silahları da kapsadığına işaret ediyor.

İlginç olan diğer bir nokta da, hükümetin bu tasarıyı "AB'ye uyum" kapsamında hazırlamış olması! Uyum konusunda ülkemizin refahı, halkımızın mutluluğu, gelirlerinin arttırılması için tonlarca kamyon yasanın çıkarılması gerekirken,iktidarın, doğrudan kendi komutasmdaki MIT ve polisi askeri silahlarla donatmaya öncelik vermesi, açıkça bir perdelemedir! AKP, "AB ile uyum" perdelemesini hemen her konuda yapar ve kendi niyetlerini saklar oldu.


Iktidar, "AB 'ye uyum" gerekçesini, salt polisi ve MİT'i yasal olarak askeri silahlarla donatman kararlılığında göstermiyor ...
Bu gerekçeyi, aynı zamanda polis sayısını her yıl on binlerce arttırmada da kullanıyor.
Bu yılın ağustos ayına gidelim. Içişleri Bakanı Beşir Atalay, emniyet hizmetlerinde çalışanların sayısını 201.064 olarak açıklıyor ve diyor ki: "Polis sayımız AB ortalamasının altında. Ülkemizde 309 kişiye bir polis düşerken, AB ülkelerinde ise 250 kişiye bir polis düşüyor; buna göre AB ortalamasına ulaşmak için 40.946 polis daha almamız
gerekiyor ... 20 bin kadar üniversite mezununu teşkilata kattık, bu yıl 10 bin üniversite mezununu daha eğitime alacağız .." (Cihan Haber Ajansı, 14 Ağustos 09)

3 Aralık 09'da ise Emniyet Genel Müdürlüğü, 2009-2013 Stratejik Planıını açıkladı. Planda da 250 kişiye bir polis ortalamasının tutturulması hedefine ulaşmak için 30 bin polise daha ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Gerekçesi de "AB'ye uyum"!
Bu arada ağustostan bu yana, anlaşılan 10 bin poşis daha teşkilata katıldığı için olsa gerek, 295 kişiye bir polis olarak belirtiliyor.

İçişleri Bakanı, AB'ye uyum konusunda tutturduğu bu başarısından 'dolayı her türlü kutlamaya layıktır!!! -

AKP, iktidara geldiğinden bu yana, polisin her bakımdan güçlendirilmesine büyük önem verdi.
Maaşı ve çalışan insan olarak değeri dışında, polisin ve polis teşkilatının her türlü silah mühimmat, elektronik, istihbarat, saldırı-savunma, toplulukları dağıtma vb. araç gereçle donatılması için hiçbir masraftan kaçınılmadı. Ayrıca polis teşkilatı, ana kontrol noktalarında tamamen AKP Cemaatleştirildi.
Şu eğilim çok net: AKP, TSK'yi kendi askeri gücü olarak görmüyor. TSK'nin kendi terfi, liyakat -atama sistemi var! Bir de cemaatleşmeye fazla izin verilmiyor. Böylece dincilerin "peygamber ocağı" kriterlerine fazla uymuyor. Ama Iran bunu nasıl da başarmıştı!
Emniyet Genel Müdürlüğü ise zaten yapısı itibarıyla da her zaman siyasi iktidarların polis paramiliter
gücüdür.

Siyasi iktidarlar arasında, AKP gibi güçlü bir İdeolojik ilgi odağı özelliği ağır basan, toplumu
kendi ideolojisi doğrultusunda dönüştürme ve çok güçlü otoriter bır rejim kurma hevesinde ve gelişiminde olan, bu amaçla da toplumda hemen bütün kilit iktidar noktalarını ele geçirmeye birinci derecede önem veren bir iktidar için, büyük bir polis-askeri güce kumanda etme, birinci derecede önem taşır.

TSK üzerinde kopan gürültünün temel bir nedeni de bu. Şimdi bu polis-paramiliter güce yeni Silah Yasası ile militer ağırlık kazandırılacak ...

Askeri Ordu'ya karşı Polis Ordusu ...

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5200
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

AKP Polisi ve Asker-2

Mesaj  Admin Bir Salı Ara. 29, 2009 6:17 am

İktidar kitlelere karşı haşin. Özellikle çalışan kesimlerin hak arama mücadeleleri, başta Erdoğan olmak üzere AKP'nin tüylerini diken diken ediyor; bugüne kadarki uygulamalara baktığımızda gördüğümüz net fotoğraf budur. .
AKP, "Vayy izinsiz toplandın" bahanesıyle, kıtleleri durmadan sopalıyor. Kitlesel gösteriler, AKP'nin korkulu rüyası! Cumhuriyet mitinglerini, borazancı takımı ile "faşist başkaldırı" olarak nitelemeleri ve yasal takibe almaları boşa değiL. ..

Bu mitinglere katılmayı suç olarak gören, hele hele Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi, halkın gönlünü kazanmış bir eğitim gönüllüsü dernek ve üyelerini üstelik Ergenekoncu görerek, kökünü kazıma girişimini başlatan bir iktidarın, ne tür bir rejim amaçladığını hayal edemeyen salaklar ülkesi miyiz?!

İnsanoğlu, siyasal aklıyla, bugün olanlara bakarak ne yapılmak, ne kurulmak istendiğine ilişkin çıkarsamalar yapma yeteneği ile diğer canlılardan ayrılır!
İktidar, nüfusunu 210 bin kişiye çıkarttığı polis , örgütünü askeri silahlarla donatmanın yolunu açacak. Bu yasayla, iktidarın hangi tür silahları ithal edeceğini bile izlemek mümkün olmayacak.

AKP-Feto iktidarı, iktidardan hiç gitmeyecekmiş, hiç düşmeyecekmiş gibi davranıyor. Veya kendini sanki ebedi iktidara hazırlıyor.

Ordunun bütününün hedef alınması ve her bahaneyle çökertilmek istenmesi de, "ebedi iktidar düşü"ne yönelik çabası olarak algılanabılır. .

Önümüzdeki seçimlere çok az kalmıştır. Iktidar koalisyonu, bu süreye kadar sanki "işi bitirmek" istiyor ve bir imkansızı deniyor! .

AKP'nin, eski katil ülkücü çetelerın savunuculuğundan bugün iktidar savunuculuğuna sıçramış bazı siyasal tipler, çok açıkça yazıyor:

Başka bir ordu kurulmalı! Yeni bir ordu!

Bu "akıl" Erdoğan'a sanki rehberlik ediyor gibidir!

Bu istekleri, rasyonel politik aklın değil, irrasyonel aklın ürünü gibi gözükse de, siyasal tahlilleri doğru bir hedefe yönelmektedir:

Bu ordudan, Erdoğanın otoriter rejiminin koruyucusu bir ordu çıkarmak, deveye hendek atlatmak kadar
zordur.

Belki de olanaksızdır!

Ordu tepeden tırnağa değişmelidir
Yurtseverlik anlayışı,
ideolojik duruşu,
******'e bağlılığı,
Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğünü ülkü edinen düşüncesi,
Laiklik ve çağdaşlık kavrayışı...
(Son 1O yıl bunun kavgası veriliyor!)

Bütün bunlar çok zaman alacağı için, en kestirme düşünce yeni bir ordudur. .
TSK'yi bir AKP ordusuna dönüştürebilmek için, subay kademelerini budaması, parçalayıp dağıtması gerekmekte. Özellikle bütün üst düzey kademeyi saf dışı bırakmalıdır (bu yönde çabaları var).

Ancak, iktidardaki koalisyonun, böyle kesin ve radikal bir niyeti varsa, bu niyetlerini bu kısa süreye sığdırmaları olanak dışıdır.,
TSK ne de olsa silahlı bir güçtür, kısa sürede ve bütünüyle yok edilmek istendiklerini görürler veya
böyle bir algılama içine girerlerse, Türkiye büyük bir iç savaşa sürüklenebilir.

Yarbay Tatar'lar bugün dayanamıyorlar ve silahları kendilerine doğrultuyorlar.

Ama önümüzde büyük bir risk duruyor; bir dizi zincirleme gelişme sonucu kısa gelecekte büyük kaos yaşanabilir ve bu kaos da Türkiye'yi bitirebilir ...

İnsanoğlu, özellikle ülkemizdeki çeşidi, rasyonel bir politik imaj vermiyor .

Oysa ki normal siyaset, rasyonel aklı kışkırtmak için vardır! Irrasyoneli değil!
Her şeye rağmen, AKP'nin bütün bu sürecin ne kadar bilincinde olduğu da, bir bilmecedir!

Belki de dışarıda ve içeride iktidar odaklarının istediği bu kaostur. Dış ülkeler takımı, müthiş bir
tarihi fırsatın yaratılmakta olduğunun şüphesiz bilincindedir ...

Onlarla birlikte hareket eden içerideki takımın da, Türkiye ve/veya bütünlüğüyle
bir ilgisi, sanki kalmamış gibidir!


Bugün için kötümser bir durum var: Ordunun böylesine hedefe alınması, ordunun salt yasal
sınırlar içinde kalması, demokratik kültürün bir parçası olması, kendi görevini yapması istemini
çok çok aşmaktadır. Açıkça yazılıp söylendiği gibi, ordu değişmeli, bunun için de gerekiyorsa,
yıkılmalı!
Bu kesin bir hesaplaşma süreci midir? Polisin askerileştlrllrnesi ve rejimin ana koruyucu gücü
haline dönüştürülmek istenmesi niyetleri, bu açıdan doğruysa eğer ...
O zamarı Almanya örneğine bakmak zorundayız ... Umarım yarın ...

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5200
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

POLİS VE ORDU-3-

Mesaj  Admin Bir Salı Ara. 29, 2009 6:44 am

Iktidarın akılverenleri diyor ki; "Yeni bir ordu kurulmalıdır". Bu, sıradan bir adam da değildir karısı milletvekilidir; geçmişi karanlık dönemleri MHP'sine uzanıyorsa da, bugün Fethullahçı gazetenin gözde yazarıdır! Liberallerle ve eski solcularla al takke ver külah içindedir, görüşleri önemsenir.
Zaten ordunun yerine başka bir ordu kurulması görüşü, AKP ve Fethullahçı iktidar çevresinde /yazarlarında yaygındır. Yani, yeni ordu, salt eski ülkücünün kendi görüşleri değil; bu kişi ortak görüşü dile getirme cesaretini gösterdi! '
Zaten, iktidarın yargısal / medya uygulamalarına baktıgımızda da, neredeyse ordunun mümkünse
feshedilip, yerine AKP - Fethullahçı bir ordunun kurulması isteğinin izlerini görür gibiyiz ...
TSK, her açıdan Ve her bakımdan yerle bir ediliyor...
Bu amaçla kurulan, kurdurulan bir gazete bu görevi açıkça üstlendi. Bu gazete, CIA- ' ' Fethullah'ın TSK programına öyle bir sadakatle bağlıdır ki, Erdoğan'da minik bir politik-geçici uzlaşma belirtisi bile görse, hemen Başbakan'a balans ayarı çekiyor: "Paşaların Başbakanı!"
Dünkü yazıda,TSK'nin, kuruluş kaynakları, gelenği, laik Cumhuriyet tarafgirliği vb. bakımlarından, AKP-Fethullah iktidarınınn orta ve uzun vadeli programına uyum göstermesinin mümkün olmadığını belirtmiştik. Ancak görüyoruz ki, kısa vadede bile TSK'ye tahammülleri yok!
Her bahane ile, belki de komplolar kurarak, TSK'yi tam teslim alma hedeflerine doğru ilerliyorlar!

Şimdi gelelim, Almanya örneğine.

TSK'ye karşı, iktidar koalisyonunun bu müthiş güvensizliği, Meclıs'e sevk edilen "Silah Yasası"nda
askeri silah alım satımında Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ve bakanlığın devreye sokulması
açıkça, polisin askeri silahlarla donatılmasını gündeme getirdi.
Bazı gazeteler buna "Polordu" yakıştırmasını bile yaptı! AKP iktidarı polis mevcudunu her yıl 10-15 biner arttırarak 211 bine yükseltti!

Iktidar, sürekli kalıcıymış gibi, uzun vadeli programlarını yapıyor toplumsal yaşam ve ülkeyi yönetim biçimi konularında güçlü bir ideolojik görüşü olan partiler /ıktıdarlar içın en önemlı konu, askeri gücü tam denetim altına almak, güçlü bir polis kuvvetine kumanda etmektir.
Çünkü AKP / Fethullah gibi ıdeolojık odaklar, düzenı pek çok açıdan değiştirme savı taşır.
Her türlü otoriter rejimin sorunu, bu amaçlarını gerçekleştirmek için, sadık bir ordu ve polisin varlığıdır.

Almanya'da Hitler de orduya güvenmedi ve iktidarının geleceğini orduya emanet etmedi.
Hitler'in SA'lar'ı (Sturm Abteilung - Saldırı / Hücum Birlikleri) ve SS' leri (Schutz Staffel - Koruyucu Tim) vardı.

Hıtler Almanyası'nın tarihini iyi bilen dostum Celal Şengör'e göre SA'lar, Nazi Partisi'nin (NSDAP -
National Sosyalist Alman Işçi Partisi) mitinglerini korumak ve karşı partilerin mitinglerini dağıtmak
amacıyla kurulan özel polis güçleriydi.
SA'ların başındaki Ernst Röhm ve başlangıçta Hitler'in amacı, iktidara gelince Alman ordusunu feshetmek
ve yerine SA'ları geçirmekti.
Alman ordusunun mareşalları ve generalleri ise Hitler iktidara gelince, uzlaşma ve biat etme koşulu
olarak, SA'ların dağıtılmasını istediler.
Hitler SA'ların dağıtılması kararını aldı.
1934'te, SA'ların yönetici kadrosu öldürüldü, Röhm dahiL.
Ancak Hitler, hiçbir zaman orduya tam güvenmedi, orduda subaylar goreve başlarken Almanya'nın
üzerine değil, Hitler'in üzerine yemin etmelerine rağmen.
Hitler,SA'ların içinden de, önce kişisel güvenliğini korumak ıçın SS'i kurmuştu.
Arkasından SS'ler parti içinde polis görevini ve zamanla Alman ordusunun da tüm denetimlerini üstlendiler.
Katliam, soykırım birlikleri olarak görev yaptılar... .
Şüphesiz, AKP'nin Hitler partisine özendiği gibi saçma bir sav ileri sürüyor değilim. AKP'nin en çok
yapabileceği, İran'a benzer bir yönetim biçimi ve toplumsal düzen kurmaya yeltenmektir.
Bu niyetin gerçekleşmesine bile olanak tanımam! Hem de hiç!
Ama niyet ve yeltenmek ise her zaman başkadır ...
lnsanoğlu neleri düşlemez!
Üç gündür irdelediğimiz konu, iktidar ve ortaklarının niyeti ve bu niyete yönelik dışa vuran
düşünceleri ve girişimleridir!
AKP ve ortaklarının TSK'yi tam çökertme ve biat ettırmeye yönelik eylemlerinin yanı sıra iktidarın
"Polordu"sunu gündeme getiren Silah Yasası girişimi, bu niyetlere giderek daha büyük gerçeklik
kazandırıyor!..

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5200
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz